Archive for the ‘Blogroll’ Category

NEDEN?!?!?!

Thursday, August 23rd, 2007

İşte bir Neden?!?!?! sorusuyla daha karşınızdayım. Bugün işten geldim ve direk kafayı vurup yattım. Yattım yatmasına ama, kırk yılda bir erken yatacağım tuttu ya; bütün evren bana karşı oldu. Gerçi 9 gibi kalkacaktım ama yine de uyuyayım biraz dedim. Gel gör ki demekle olmuyor..

Önce, kapı veya telefon çalar da ses gelir diye odamın kapısını kapayıp camını açtım. Hiç bir gün bağırmayan, evlerinde sessiz sakin oturan çocuklar dışarıda oynamak ve avaz avaz bağırmak için bugünü seçmişlerdi. Bütün bu zorluklara rağmen en sonunda dalmayı başarabilmiştim ki çocuğun birinin sakarlık edip düşeceği ve hıçkıra hıçkıra ağlayacağı tuttu. O anda dışarı çıkıp o çocuğu boğup onu bu acısından kurtarmak geldi içimden. Allah’ım ne kadar psikopatım! Çocuğun çenesini kapatmak yerine pencereyi kapatmayı tercih ettim. Sıcak olmasın diye de odamın kapısını açtım. Bu sefer de telefon susmak bilmedi. Annemi belki de kırk senedir aramayanlar bile aradı! Sanki zincirleme bir ağ ile Tuğçe bugün uyuyacakmış bu saatte uyunur mu canım hemen kaldırmalıyız şeklinde bir planla hareket etti millet! Telefonlar durdu derken bir anda bizim ev yol geçen hanına döndü. Birdenbire daha önceki “Uyku İstiyorum!!!” adlı yazım aklıma geldi. Bu yazıma gelen yorumlardaki önerileri de uyguladım ama yok! Tam 2 saat yatakta uyumadan durduktan sonra kalktım ve yorgunluğumun gittiğinin ve kendimi o kadar da uykusuz hissetmediğimin farkına vardım. Demek ki uyumadan sadece dinlenmek de iyi geliyormuş. Ve kendimde bu yazıyı yazacak kuvveti buldum. Ve şimdi soruyorum:

Neden istisnalar hep bizim plan yaptığımız günleri bulur?! Yani neden bir şeyi yapmaya karar verdiğimizde hiçbir gün olmayan olaylar o günü bulur?!?! Neden?!?!

Super Size Me

Thursday, August 23rd, 2007

Bunu daha önce CNN Türk de vermişti, izlemeyen herkes izlemeli bence. Öyle böyle değil yani… SUPER SIZE ME

Ben Erkek Olsaydım ==>

Thursday, August 23rd, 2007

    Tatildeyim.. Uzuuun bir zamandan sonra iyi geldi. Ama benden kurtulabildiniz mi? Gördüğünüz üzre tatilde olsam da iki elim yakanızda! Bigadicmania da shoutboxta gördüğüm kadarıyla yazı istiyor benden. Aslında kafamda bir çok şey var ve her gün böyle internet kafe köşelerinden bu aklıma gelenleri yazmaya karar verdim. Deniz+kum+güneş insanın zihnini açıyor..

    Evet, ben erkek olsaydım nasıl bir erkek olurdum? Sandığınızın tersine, bu konuyu bulmak için çok uığraşmadım. Psikopatım ya, birdenbire aklıma geliverdi işte..

    Giyim tarzım nasıl olurdu emin değilim. Acaba ben de popo kısmı neredeyse bacaklarıma gelecek kadar düşük pantolonlar giyer bir de zincir takar mıydım bilmiyorum. Veya saçlarımı elektrik çarpmış gibi kafamla 90 derecelik açı yapacak şekilde dik dik yapıp milleti korkutur muydum onu da bilmiyorum. Ya da karizmatik olacağımı düşünüp bütün gün gözlerim kısık yürüyüp daha çok gözünde bir sulanma problemi olan biri izlenimi mi verirdim onu da bilemeyeceğim.

    Bunun yanında;
    -Tam gol olacakken annemin önümden geçmesine deli gibi sinirlenirdim.
    -Favori bırakırdım. Hep içimde kalmıştır Ç
    -Erkeklerin metabolizma hızına oldum olası hayranım. Yerdim yiyebildiğim kadar! Ama sporla da ilgilenirdim. Şimdi formda kalmak için diyet sorunu varken, o zaman da yok halterdi yok barfiksti yok şınavdı ölür biterdim artıkın Ä Erkeklerin de işi zor ama garipler gıklarını bile çıkarmıyor bizim diyetteyken çıkardığımız gibi )
    -Kız arkadaşımı kesinlikle paket veya eşya gibi taşımazdım. Yolda hayretle seyrediyorum böyle tipleri. Sanki sevdiği insanın elini değil de, “bu benim, onu istediğim yere sürüklerim!” dediği bir eşyayı tutuyor! Biraz saygı lütfen! (Gerçi kız buna izin verdiği sürece sorun yok ama ^))
    -Kız arkadaşımdan ayrılmak istemiyorsam erkeklerin çoğunda egemen olduğunu gördüğüm “seni bırakmam, benim olacaksın” gibi cümleler sarf edebilirdim -ama bu tür bir şeyden yana olduğum için değil, sadece nasıl bir şey olduğunu anlamak için Ä- (Kızların “benim olacaksın, seni bırakmam, yakarım yıkarım” demesi pek inandırıcı olmuyor da. Hele bir de benim gibi ufacık bişeyse Ç )

    Ama emin olduğum tek bir şey var: çok çapkın olurdum. Söyleyin ey beni tanıyanlar! Olmaz mıydım?!?!?!

    Şimdi herkes karşı cinsiyetinde biri olarak doğsaydı nasıl biri olurdu hemen söylesin itiraflar başlasınnnn!!!

MSN smileys

Thursday, August 23rd, 2007

unfortunately the plugin doesn’t include the ugly, scary MSN goat
but here is our cute little devil —-

Bana Esmeyi Anlat..

Thursday, August 23rd, 2007

    Hayatımda ikinci kez rüzgâr dolayısıyla uçmaktan korkuyorum Birincisini biliyorsunuz. Bilmiyorsanız, burayı tıklayarak siz de bilebilirsiniz.

    Yaz mevsiminde, özellikle tatildeyseniz rüzgâr çekilmez olabiliyor. Gerçi kıvamında olursa iyi gelebilir ama benimkinden bahsedeyim size:

    -Kahvaltı öncesi annemle işbirliği ile masayı siliyoruz. Ona rağmen kahvaltı sırasında kum yediğimi hissediyorum. Adeta kumlar içimde kıpır kıpır oynuyor..
    -Allah’tan saçlarım uzun. Ne alaka diyeceksiniz. Şu alaka: Saçlarım uzun olduğu için ıslandığı zaman daha bir ağır oluyorlar. Uçmamak için de saçlarım kurumadan denize girip çıkıyorum ki saçlarım ağır olsun, uçmayayım Ä İşe yarıyor mu bu saçmasapan yöntem? Siz hangi saçmasapan yöntemin işe yaramadığını gördünüz?
    -Denizden geldikten sonra ben mi havluları asıyorum, havlular mı beni asıyor belli değil.
    -Birazdan kuracağım cümlede abartmayacağım. Bu akşam markete bir kaç şey almaya giderken rüzgârla aynı yönde gittiğimi fark ettim ve bir şey denedim: Kendimi bırakınca ilerleyip ilerlemeyeceğimi. Ve ilerledim. Gerçekten!
    -Evden saçlarım ne kadar düzgün çıkarsam çıkayım, eve geldiğimde aynaya bakınca karşımda bir cadı görüyorum. Acaba saçlarım karışık çıksam eve döndüğümde nasıl bir saçla karşılaşırım merak ediyorum. Eksiyle eksinin çarpımı artı eder misali karışık saç karışınca düzgünleşir mi acaba? ^o)
    -Bugün onlarca gazeteyi yüzüme yedim! Bulmaca çözerken, gazeteyi okurken bir kere elimi kaldırdım mı yüzümde bitiveriyor bu gazeteler!
    -En gırgırı da çok rüzgâr olduğu zaman kumsaldaki kocaman şemsiyelerin uçması. Daha da gırgırı insanların onun peşinden koşarkenki halleri. Tabi bu insanlara sen de dahil olunca o kadar da gırgır olduğu söylenemez hıı:
    -Bugün çok küçük bir kız çocuğu kumlarla oynuyordu ama ayaktaydı. Zaten ayakta durmasıyla oturması hemen hemen aynı boy ölçüsüne denk geliyor Ç Neyse, bir rüzgâr esti ki çocuk kuma oturuverdi sonra da ağlamaya başladı Ç O ağladıkça ben güldüm, hem de deliler gibi! O sahneyi herkese seyrettirmek isterdim!

    Daha fazla madde sayardım ama, şu anda bulunduğum kafede Burak Kut’tan “komple tikiyiz” adında yüce şarkı çalınmaya başladı. O başlayınca ona olan saygımdan dolayı susmaya karar verdim.. Bunun yanında bir şeye daha karar verdim bu şarkıyla beraber: Bir daha bu internet kafeye gelmeyeceğim!

My Cartoooooon Netwooorrkkk

Thursday, August 23rd, 2007

Aslında haberi okuduğum günden beri bununla ilgili bir yazı yazasım var ama bugüne kısmetmiş
Lisedeyken ayaklı bir Tv Guide gibiydim; izlemesem bile, fragmanlarından takip edebildiğim kadarıyla, her dizi hakkında (yerli+yabancı) bir bilgim vardı- yorum yapabilecek kadar üstelik- Cnbc-e’nin haftalık programını ezberlemiştim. Bugün bile annemler bir oyuncu gösterdikleri zaman önceden oynadıkları dizileri söyleyebiliyorum. Tabii üniversite […]

Birinin Size Bakıp Bakmadığını Nasıl Anlarsınız?

Thursday, August 23rd, 2007

     Bugün büyük bir şey keşfettim! Aslında daha önceden de keşfetmeye yaklaşmıştım; fakat tembellik ruhum ağır basmıştı. Keşfettiğim şeye gelince;

     Kalabalık bir ortamda bulunuyorsanız, etrafınızdaki (sağınız, solunuz, karşınız, vs olabilir Ä ) insanların size bakıp bakmadığını anlamak için esneyin. Esnedikten hemen sonra bir adet etrafınıza bakın. Eğer esneyen birileri varsa işte o size bakıyordur. Veya size bakana bakıyordur Ç

     Nasıl tez ama?!?!?! [Evet, tatil beni böyle yaptı.]

Jurannessic

Thursday, August 23rd, 2007

İşte insanoğlunun ilk erotik filmlerinden biri

WPvideo 1.10
Jurannessic

OK Go - Here It goes Again

Thursday, August 23rd, 2007

Alttaki videoyu Cem nam-ı diğer iyiinsan taaaa okullar kapandığı zaman göndermişti bana. Peki benim şimdi nerden aklıma geldi? Mis gibi tatilimden dönüp, ikinci yerdeki stajıma başladım ve iş gereği (!) bütün gün oturuyorum! E otur otur nereye kadar?!? Biraz önce bu aklıma geldi ve benim yürümem lazım, en azından bi spor yapmam lazım diye düşündüm. E hal böyle olunca aşağıdaki klip de hafızamda canlanıverdi. Canım bu abilerin yaptığını yapmak istedi ama gel gör ki bende ne o cesaret, ne de o enerji var. Bütün enerjimi oturmaya harcıyorum Ä Evet, şimdi bu şaheseri görelim..

UYARI: Sakın kendi başınıza denemeyiniz! Gerekirse bize haber verin, OK Go grubundan bi abimizi çağıralım, onun eşliğinde hep birlikte yapalım bu hareketleri.

It’s not somebody who’s seen the light; it’s a cold and it’s a broken Hallelujah (*)

Thursday, August 23rd, 2007

We shine and fade out in our time
When it’s time
So when it gets so dark
I wish you would shine
All warming and bright
And find me here
We astray but it feels right, sometimes
From one path to another
One path leads to the other
I wish I would astray
Accidentally but finally
And find me here
Hallelujah–Jeff Buckley, Album: Grace
Bence herkes dinlemeli